Dicle'nin Götürdüğü Aşk

Şiirler

Bu derin ve coğrafyasıyla bütünleşmiş şiir, Cizre akşamlarının melankolisini Cudi Dağı'nın görkemli silüetiyle birleştirerek okuyucuyu kadim bir aşk hikâyesinin ortasına davet ediyor. Tarihi surların ...

Dicle'nin Götürdüğü Aşk

Dicle'nin Götürdüğü Aşk

Sidar Sevimli 24.11.2025 138
Bu derin ve coğrafyasıyla bütünleşmiş şiir, Cizre akşamlarının melankolisini Cudi Dağı'nın görkemli silüetiyle birleştirerek okuyucuyu kadim bir aşk hikâyesinin ortasına davet ediyor. Tarihi surların ve Dicle'nin çağlayan sularının fonunda, Mem ve Zin'in trajik aşkının yankıları hissedilirken, gönüllerin ateşi Kırmızı Medrese'den yayılan manevi bir ışıkla aydınlanıyor. Şair, aşkın tarifini büyük üstat Melayê Cizîrî'nin ölümsüz dizelerinde bularak, onun 'nar çiçeği rengindeki' saf ve tek güle olan tutkusunu günümüze taşıyor. Ancak bu kadim sevda, bir tufanla sulara karışır; ve şair, Nuh'un gemisiyle deryalara inerek efsanevi Cizre'nin kalbinde, zamana yenik düşen o kayıp aşkın izini sürüyor. Bu, yalnızca bir sevda şiiri değil, aynı zamanda tarihi, kültürü ve mistik coğrafyayı aşkın potasında eriten, zamansız bir arayışın destanıdır.
Cizre akşamları sarar düşleri,
Cudi’ye vardıkça uzar hasret gölgeleri.
Âşıklar ağlar Mem ile Zin gibi,
Kandil misali yanar gönüllerin yürekleri.

Kırmızı Medrese’nin kubbesinde yankılanan
Melayê Cizîrî’nin dizeleri, yaralı gönüllere merhem olur.
Biz aşkı Mela’dan öğrendik;
Bak Mela ne demiş:

“Bülbüllerin gözü yüz gülde iken,
Yüz gülü daha seyreder.
Gül yanaklıların bağında
Bana nar çiçeği renginde
Bir gül yeter…”

Dicle suları aldı götürdü aşkı;
Cizre surlarında izledik giden sevdayı.
Tufan koptu birden,
Babamız Nuh’un gemisiyle;
Kaçıp giden aşkı bulmaya indik deryalara.

Sidar Sevimli
Yorumlar
Yorum Ekle
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!
İçerik Kategorileri

Platformumuza Katkıda Bulunun

İçeriklerinizi, sözlerinizi, biyografilerinizi paylaşın ve topluluğumuza katılın