Muallim Naci - Muallim Naci Muallim Naci kimdir? Muallim Naci sözleri, ve kısaca hayatı..

Sayfamızda Türk, Yazar, Şair, Öğretmen, Eleştirmen Muallim Naci hakkında bilgiler yer almaktadır. Kısaca Muallim Naci Kimdir? Hayatı ve Sözleri derlenmeye çalışılmıştır. DemliSozler.com, Sözler, Aforizmalar, Bugün doğanlar, Bugün ölenler, Kimler geldi, kimler geçti, Biyografiler, Kısa Hayatlar, Demli sözler, kimin sözü, söz sahibi, sahibinden sözler, demli, sözler, demli sözler, alıntılar, hayatlar, kim söylemiş
Muallim Naci (d, 1850, İstanbul - ö. 1893, İstanbul) Türk yazar, şair, öğretmen, eleştirmen.

Aruz veznini Türkçeye kusursuzca uygulamak için çalışmış bir Tanzimat dönemi şairidir. Eski ile bağları koparmadan yenileşmeyi savunmuş; edebiyat tarihinde 'eski şiir'in temsilcisi sayılmıştır. Gerek edebiyat ve şiir hakkındaki eleştiri ve önerileri, gerekse Türk dilinin sorunları ve bunların çözümlerine yönelik düşünceleri ile edebiyat tarihinde yer edinmiş bir kişiliktir. 'Lugat-i Nâcî' adlı Osmanlıca sözlüğü ile tanınır.

1850 yılında İstanbul'da Saraçhanebaşı semtinde doğdu. Asıl adı Ömer'dir. Babası saraç ustası Ali Bey, annesi Varnalı bir göçmen ailenin kızı olan Fatma Zehra Hanım'dır.

İlköğrenimine İstanbul'da başladı. Yedi yaşında iken babasının ölümü üzerine dayısının yanına Varna'ya gitti. Düzenli bir öğrenim görme imkanı olmadığından çeşitli dersler alarak açığını kapatmaya çalıştı. Arapça ve Farsça öğrendi. Hattatlık ve hafızlığa çalıştıktan sonra Varna Rüştiyesi'nde öğretmenlik yaptı. O yıllarda kendisine mahlas olarak 'Naci' ismini seçti, bazı şiir denemeleri yaptı; Rusçuk'ta yayımlanan Tuna gazetesinde şiir ve makaleleri yayımlandı.

Mutasarrıf Süleymaniyeli Mehmet Sait Paşa ile tanıştıktan sonra on yıldır sürdürdüğü öğretmenlikten ayrıldı; Paşanın özel katibi olarak Rumeli ve Anadolu'nun birçok kentini dolaştı. 1881'de Paşa ile Sakız Adası'a gitti. Üç sene kaldığı Sakız'da bir hayli şiir yazdı ve ilk görev gezisinden edindiği izlenimleri anlattı. Şiirlerinin bir kısmını Tercüman-ı Hakikat'e gönderdi. Sakız'da iken yazdığı şiirlerle ün kazandı. Kuzu'(1881),' Nusaybin Civarında Bir Vadi' (1882), 'Dicle' (1883), bu dönemde Tercüman-ı Hakikat'te yayımlanan şiirlerinden bazılarıdır. 1883'te Sait Paşa ile birlikte İstanbul'a döndükten sonra Hariciye Nezareti'nde çalıştı. Paşa Berlin'e atandığında onunla birlikte gitme teklifini reddetti ve Hariciye Nezareti'ndeki görevine devam etti. Kısa bir süre sonra memuriyetten istifa ederek gazetecilik yaşamına başladı. ' Ahmet Mithat Efendi'nin teklifi üzerine Tercüman-ı Hakikat gazetesinde edebiyat sayfasını yönetmeye başlayan Muallim Naci, 1884'te Ahmet Mithat'ın besteci kızı Mediha Hanım ile evlendi. Kayınpederi Ahmet Mithat'ın teşviki ile kısa zamanda Fransızca öğrendi. Tercüman-i Hakikat'te yayınladığı şiirler ve Fransızca'dan yaptığı çevirilerle kısa sürede şöhrete kavuştu. Genç şairlerin onun gazellerine yazdığı çok sayıda nazire ve tahmis, gazeteyi eski edebiyat taraftarlarının merkezi haline getirdi.

İlk şiir kitabı Ateşpare(1883)'yi İstanbul'da yayımladı. Kitapta, yeni teknikle yazdığı şiirlerini bir araya getirdi. 'Naci' şöhretini bu sağladı. Gazel, şarkı, kıt'a, rubai ve benzeri divan tarzındaki şiirlerini toplayan 'Şerrare' adlı kitabını 1884'te yayımladı.

Ahmet Mithat Efendi'nin yeni edebiyat taraftarı Recaizâde Mahmut Ekrem'in yazılarını gazetede yayımlaması üzerine arkadaşları ile birlikte gazeteyi terk etti (29 Ağustos 1885). Yazılarını Saadet, Vakit gibi gazetelerde sürdürdü. 23 Kasım 1885'te İmâdü'l-Midâd'da 'Köylü Kızların Şarkısı' adlı şiiri yayımlandı. Bu şiir, Türk Edebiyatı'nın köyden bahseden ilk şiiri olarak kabul edilir.

Muallim Naci ile Recaizade Mahmut Ekrem ile aralarındaki görüş ayrılığı, Recaizade'nin Zemzeme adlı üç şiir kitabından üçüncüsünün önsözünde yayımladığı görüşleri üzerine şiddetlendi. Muallim Naci, Ekrem'in edebi görüşlerine karşı Saadet gazetesinde çıkan cevaplarını 'Demdeme' (1886) adı ile ayrıca yayımladı. Tarafların karşılıklı çok ağır suçlamalarda bulunduğu bu tartışma, sarayın müdahalesi ile sonlandı ve edebiyat tarihine 'Zemzeme- Demdeme tartışması' olarak geçti.

Naci, Füruzan (1886) ve Sünbüle (1890) adlı iki şiir kitabı daha yayımladı. 'Hamiyet-yahut- Masa Bin Eb'il-Gazan' adlı trajediyi ve sekiz yaşına kadar olan hatıralarını anlattığı 'Ömer'in Çocukluğu' adlı eserini bastırdı. Ömer'in Çocukluğu 1898'de Almanca'ya, 1914'te Rusça'ya çevrilmiştir.

Bir süre Mekteb-i Sultani, Mülkiye ve Mekteb-i Hukuk'ta dil ve edebiyat dersleri verdi. Yetiştirdiği öğrenciler arasında Tevfik Fikret ve Mehmet Akif vardır. 1887-1888 yılları arasında 'Mecmua-i Muallim' adlı haftalık dergiyi çıkardı. Toplam 58 sayı yayımlanan dergiyi hemen hemen tek başına Muallim Naci hazırlıyordu. Mekteb-i Hukuk ile Mekteb-i Sultani'de okuttuğu edebiyat derslerinin özetlerine dergiden geniş bir şekilde yer verdi.

1891'de 'Lugat-i Naci" adlı eseri üzerinde çalışmaya başladı. Türk dilinde kullanılan Arapça ve Farsça kelimeleri içeren bu sözlükte Türkçe'ye Batı dillerinden girmiş bazı kelimelere de yer verdi. Örnek olarak kendi şiirlerinden veya başka şairlerden çeşitli mısra ve beyitleri kulllandı. Yazarın ölümü ile yarım kalan eseri 1894'te arkadaşı Müstecabizâde İsmet tamamlamıştır.

Muallim Naci hayatının son yıllarında Gazi Ertuğrul Bey adlı manzum destanı kaleme aldı ve Sultan Abdülhamit'e sundu. Ertuğrul Gazi'nin Anadolu'daki mücadelelerini anlatan eserde 'Türk' sözcüğünü kullanan şair, bir şiirde 'Türküm' ifadesini kullanan ilk şair olmuştur. Eseri çok beğenen padişah kendisini rütbe ve nişanla ödüllendirmiş; maaş bağlamış ve 'Tarih-Nüvîs-i Selatin-i Âl-i Osman' ünvanını vermiştir. Padişah tarafından ayrıca Osmanlı tarihini kaleme almakla görevlendirilen yazar; zamanının büyük kısmını Osmanlı tarihini araştırmaya ayırarak Söğüt, Bilecik, Yenişehir, Bursa ve İzmit'te gezi yaptı. Aniden rahatsızlanarak 1893 yılında hayatını kaybetti. II. Mahmut Türbesi haziresine gömüldü Cenaze masrafları II. Abdülhamit'in özel hazinesinden karşılanmıştır.

Fatih ilçesinde, Karagümrük ile Balat bölgeleri arasında, adını taşıyan bir ilköğretim okulu bulunmaktadır.

Eski-yeni tartışmasını başlatarak adından uzun yıllar söz ettiren Muallim Naci, eski şiirin temsilcisi olarak isim yaptı. Yenilikçi şiirin bütün kuralları yıkan anlayışına şiddetle karşı çıktı. Eski şiirin bağlarından kopmadan yenileşmesi taraftarı idi. Abdülhak Hamidi kendisine örnek almıştır.

Naci, Divan edebiyat ı gerçekçi olmaması nedeniyle eleştirmiştir. Eski ile yeni arasında bir denge kurmaya çalışan bir şairdir. Aruz veznini Türkçeye kusursuzca uygulamaya çalışan Muallim Naci, şiirde Türkçe kelimelerin gücünü ve yeterliliğini göstermesiyle Mehmet Akif'e ve Tevfik Fikret'e yol göstermiştir. Etkilediği şairler arasında Yahya Kemalde vardır.
Muallim Naci Osmanlıca'yı ayrı bir dil olarak görür; ancak Türkçe'yi ayrı Osmanlıca'dan ayırmaz. Dilde Türkçülüğü savunmuştur. Sade yazmaya özen göstermiş; halk dilinde kullanılmayan eski kelimeleri ahenk yaratmak için seçip kullanmıştır.
Önemli : "Muallim Naci" hayatı ve sözleri hakkında hazırlanan bu sayfada bir hata olduğunu düşünüyorsanız veya düzenleme istiyorsanız, geri bildirimde bulunabilirsiniz..
Teşekkür ederiz. demlisozler.com
Bu içerik 603 görüntüleme aldı.

Bu içeriğe ilk yorumu siz bırakın!

İçeriğe Yorum Yapın

Muallim Naci - Muallim Naci

Muallim Naci

Türk, Yazar, Şair, Öğretmen, Eleştirmen
Doğum Tarihi : 1850
Ölüm Tarihi : 12 Nisan 1893

Muallim Naci Sözleri
Fazla Görüntülenen Sözleri

BİYGORAFİLER ALFABETİK SIRALAMA

A B C D E F G H I J K L M N O P R S T U V Y Z Q

İÇERİKLER

Yarın Başka Bir Dünya
Makaleler
Yarın Başka Bir Dünya

Güzel günlerdi diye başlayan cümleler eskide kaldı artık. Günler diye bir şey zaten yok. Asıl olan yaşadığını zannettiğin şuan. Evet ben bu yazıları yazarken ki anım ve senin bu yazıları okumakta olduğun an.. Başka bir zaman yok. Gelecek zaten yok. Ya geçmiş.. Geçmiş olsun. Bitti gitti..

Devamı..
sandığın kadar zor değil açıklaması
Şiirler
sandığın kadar zor değil açıklaması

sandığın kadar zor değil açıklaması
sandığın kadar az içinde biriktirdiklerin
sağlığın kadar yok önlemli hiç birşey
saflığın kadar yok özündeki herşey

Devamı..
Umut İpinde
Şiirler
Umut İpinde

Gün gelir unutulur verilen bütün vaatler
Gün gelir soyunur kabuğundan gerçekler
Önünde dururken her şeyin çıplaklığıyla
Görülmez olur gerçekler bütün gözler

Devamı..

İçerik Kategorileri..

Güncel Haber Hikayeler Makaleler Oyun Şiirler