Said Nursi Hayatı ve Sözleri | DemliSözler.com - Hayatlar ve hayata hoş seda Demli Sözler

Sayfamızda Türk, İslam Alimi, Yazar Said Nursi hakkında bilgiler yer almaktadır. Kısaca Said Nursi Kimdir? Hayatı ve Sözleri derlenmeye çalışılmıştır. DemliSozler.com, Sözler, Aforizmalar, Bugün doğanlar, Bugün ölenler, Kimler geldi, kimler geçti, Biyografiler, Kısa Hayatlar, Demli sözler, kimin sözü, söz sahibi, sahibinden sözler, demli, sözler, com, demli sözler com

Said Nursi

Said Nursi - Said Nursi Türk, İslam Alimi, Yazar
Doğum Tarihi : 5 Ocak 1878
Ölüm Tarihi : 23 Mart 1960
Oğlak Burcu

Sayfayı Paylaş :

Bediüzzaman Said Nursî (5 Ocak 1878; Nurs, Hizan - 23 Mart 1960), İslam âlimi ve tefsir yazar. Risale-i Nur Külliyatı'nın müellifi.

Mektubat isimli kitabında milliyetini şöyle tarif etmiştir: "Siz Türksünüz. Maşaallah, Türklerde her nevi ulema ve ehl-i kemal vardır. Said bir Kürttür. Milliyetinizden olmayan birisiyle teşrik-i mesai etmek hamiyet-i milliyeye münâfidir," sualine karşı cevabı, "Ey bedbaht mülhid. Ben felillahilhamd Müslümanım. Her zamanda kudsi milletimin üçyüz elli milyon efradı vardır. Böyle ebedî bir uhuvveti tesis eden ve dualarıyla bana yardım eden ve içinde Kürtlerin ekseriyet-i mutlakası bulunan üç yüz elli milyon kardeşi, unsuriyet ve menfi milliyet fikrine feda etmek ve o mübarek hadsiz kardeşlere bedel, Kürt namını taşıyan ve Kürt unsurundan addedilen mahdut birkaç dinsiz veya mezhepsiz bir mesleğe girenleri kazanmaktan yüz bin defa istiâze ediyorum. Ey mülhid! Senin gibi ahmaklar lâzım ki, Macar kâfirleri veyahut dinsiz olmuş ve frenkleşmiş birkaç Türkleri muvakkaten, dünyaca dahi faydasız uhuvvetini kazanmak için, üç yüz elli milyon hakikî, nuranî menfaattar bir cemaatin bâki uhuvvetlerini terk etsin."

15 yaşında bir medrese öğrencisi iken hocası tarafından verilen Bedîuz-zamân (zamanın harikası veya eşsizi) lakabı ismiyle birlikte kullanılır. Kendisinin "Bediüzzaman" isminin yanı sıra "Molla Said", "Molla Said-i Meşhur", "Said-i Nursî", "Said-i Kürdî" gibi isimler kullandığı da bilinmektedir.

Said Nursî, 1878 yılında Bitlis'in Hizan ilçesine bağlı İsparit nahiyesinin Nurs köyünde doğdu. Babasının adı Mirza, annesinin adı Nuriye'dir.

Van'da Medresetü'z-Zehra isimli bir okul kurma fikrini gerçekleştirebilmek için 1907 yılında İstanbul'a geldi. Daha sonra İttihat ve Terakki Cemiyetiyle irtibata geçmek için Selanik'e gitti. Said Nursî, 31 Mart İsyanı sonrasında tutuklandı, yargılandı ve suçsuz bulunarak serbest bırakıldı. 1916'da Osmanlı-Rus savaşı sırasında esir düştü, bir yıl Rusya'da esir kamplarında kaldıktan sonra kaçarak ülkeye döndü.

1922 yılı sonlarında, Mustafa Kemal'in daveti üzerine Ankara'ya giderek kendisiyle görüştü. Bir süre Ankara'da kaldıysa da, Mustafa Kemal ile dini konularda ters düşmeleri üzerine ilişkileri koptu. Said Nursî'ye göre, Atatürk İslamiyet karşıtı görüşlere sahipti. Daha sonra Van'a yerleşti. Şeyh Said'e isyan etmemesini telkin etmesine rağmen Şeyh Said İsyanı sonrasında takibe alındı ve Barla'ya sürgün edildi. 1925 ile 1952 yılları arasında çeşitli sürgün ve hapis cezaları dolayısıyla Burdur, Isparta, Kastamonu ve Emirdağ'da kaldı. Kitaplarından dolayı yargılandığı dönemlerde aylarca Eskişehir, Denizli, Afyon hapishanelerinde tutuklu kaldı ancak beraat etti.

Said Nursî, hayatının "Eski Said", "Yeni Said" ve "Üçüncü Said" olmak üzere üç dönemden oluştuğunu ifade eder. Eserlerinde, 45 yaşına kadar olan hayatını "Eski Said" dönemi olarak ifade etmiştir. Eski Said, imani yöntemlerle birlikte İslamiyete siyaset yoluyla da hizmet edilebileceği fikriyle hareket etmiştir. Daha sonra, zamanın gelişen olayları onun bu fikrini değiştirmiş ve siyasetten tamamiyle çekilmiştir.

Eski Said'in "Yeni Said"'e geçişinde, Said Nursî'nin, Abdulkadir Geylani'nin Fütuh'ul Gayb isimli kitabından aldığı ders önemli rol oynamıştır. Risale-i Nur Külliyatı'nın büyük kısmı Yeni Said döneminde yazılmıştır. Said Nursî, Eski Said ile Yeni Said dönemlerini "Eski Said, daha ziyade akli gidiyordu, Yeni Said ise ilhama da mazhardır, akıl-kalp ittifakıyla hareket eder." diye özetlemektedir:

1948'deki Afyon hapsinden sonraki hayatını ise "Üçüncü Said" dönemi olarak ifade etmiştir. 23 Mart 1960'da Şanlıurfa'da vefat etti. Urfa'daki Halil-ur Rahman Dergahı'na defnedildi. Ancak 12 Temmuz 1960'da 27 Mayıs Darbesi hükümetinin emriyle mezarı yıktırıldı ve bilinmeyen bir yere nakledildi.

Kitaplar
Sözler
Mektubat
Lem'alar
Şualar
Tarihçe-i Hayat
Barla Lahikası
Kastamonu Lahikası
Emirdağ Lahikası
İşaratü-l İ'caz
Mesnevi-i Nuriye
Sikke-i Tasdik-i Gaybi
Asa-yı Musa
Zülfikar
Sirac-ün Nur
Tılsımlar
Rumuzat-ı Semaniye
Kızıl İcaz
İman ve Küfür Muvazeneleri
Eski Said Dönemi Eserleri
Âsâr-ı Bedîiyye
Muhakemat
Münazarat
Hutbe-i Şamiye
İki Mekteb-i Musibetin Şehadetnamesi

A
B
C
D
E
F
G
H
I
J
K
L
M
N
O
P
R
S
T
U
V
Y
Z
Q

Yorumlar / Değerlendirmeler Görüntüleme : 1475

Yorum yok! Bu içeriğe ilk yorumu siz bırakın..


Bu güne özel Demli Sözler..