Sayfamızda İsviçre, İlahiyatçı Jean Calvin hakkında bilgiler yer almaktadır. Kısaca Jean Calvin Kimdir? Hayatı ve Sözleri derlenmeye çalışılmıştır. DemliSözler.com, Sözler, Aforizmalar, Bugün doğanlar, Bugün ölenler, Kimler geldi, kimler geçti, Biyografiler, Kısa Hayatlar, Demli sözler, kimin sözü, söz sahibi, sahibinden sözler, demli, sözler, com, demli sözler com

Jean Calvin

Jean Calvin - Jean Calvin İsviçre, İlahiyatçı
Doğum Tarihi : 10 Temmuz 1509
Ölüm Tarihi : 27 Mayıs 1564

Sayfayı Paylaş :

Jean Calvin. İsviçreli ilahiyatçı ve mezhep kurucusu.

Gerçek adı Jean Cauvin'dir. Noyon piskoposluğunda görevli olan babasının etkisiyle, küçük yaşta, dini konularla ilgilenmeye başladı. 1523'te gittiği Paris'te felsefe, mantık, dilbilgisi öğrenimi gördükten sonra Orléans ve Bourges'da ilahiyat ve hukuk okudu. Çağının ünlü dilcilerinden Alciati Paolo'nun yanında çalıştı. Ondan Yunan ve İbrani dillerini öğrendi. Luther'in görüşlerini inceledi. 1531'de geldiği Noyon'da babasının ölümü ve Lutherci olan kardeşiyle geçinememesi yüzünden Paris'e gitti, bütün yaşamı boyunca sürecek olan din çalışmalarına başladı.


Hıristyanlık'ın özü

Calvin ilahiyata, başta Seneca olmak üzere, Stoacı filozofların yazılarını incelemekle, onlarla Hıristiyanlık arasında bir bağlantının bulunup bulunmadığını araştırmakla girdi. Seneca'nın De Clementiaadh yapıtının bir yorumu olan Commentaire du “De Clementia"yı yazdı. Bu eser onun, çağın yenilik yanlısı aydınlarıyla tanışmasını sağladı. 1533'te, Nicolas Cop'un dinde birtakım yenilikler isteyen söylevini yazıya geçirerek geniş bir alana yayılmasını sağladı. Paris'te yer yer ayaklanmaların başlaması üzerine Basel'e sığındı. 1536'da Hıristiyanlık konusundaki düşüncelerini içeren ve kendisine ün sağlayan Christianae Religionis Institutio adlı eseri yayımladı. Bir süre sonra Cenevre'ye gitti, orada dinle ilgili düşüncelerini yaymaya başladı. Cenevreliler'in karşı çıkışları, görüşlerini suçlamaları üzerine, çağrıldığı Strasbourg'a gitti. İlahiyat Fakültesi'nde dersler verdi. Bu derslerin uyandırdığı ilgi sonucu Melanchton ile yakınlık kurdu. 1541'de Belediye Meclisi'nin davetiyle Cenevre'ye döndü. Orada, belli bir sınavdan geçirilen papazların oluşturduğu, yeni bir kilise kurdu. Din bilgilerinin bilimsel bir yönteme göre öğretilmesini sağlayacak ilkeleri saptadı, din okullarının sayısını artırdı. Kiliselerin düzen ve içerik açısından yeniden gözden geçirilmesi gereğini ortaya attı.

Calvin'in anlayışına göre, din bir inanç işi olmakla birlikte bir eğitim ve öğretim sorunudur. Dinin gerçeğini topluma anlatmak, açıklamak için kiliselerin, öğretim kurumlarının skolastik anlayıştan arıtılması, doğrudan doğruya Kutsal Kitap'a, başvurulması gereklidir. Din bir çıkar aracı, idarecilerin elinde bir baskı kuralı olmamalıdır. İnsan, inançları bakımından, Tanrı'ya karşı sorumludur. Kiliselerin uyguladıkları öğretim ve eğitim yöntemi Hıristiyanlık'ın özüyle bağdaşamaz.


Suç ve Tanrı kayrası

Tanrı önsüz-sonsuzdur, bütün evrenin, onun kapsadığı varlıkların tek yaratıcısıdır. İlk yaratılan insan Adem'dir, bütün insan soyu ondan türemiştir. Ancak, Adem, Tanrı'nın kendisine verdiği irade, aklı gereğince kullanamamış, suç işlemiştir. Bu suç işleme insan için bir "düşüş"tür. Bütün insanlar, ataları olan, Adem'in işlediği suçtan sorumludurlar. İnsan kendi elinde olmayan bu suçtan, kendi çabasıyla kurtulamaz, Tanrı'nın ihsanı gereklidir. İsa, işlenen bu suç nedeniyle, Tanrı ile insan arasında bulunan, Tanrı ihsanıyla insanı suçtan kurtarmaya çalışan yüce bir görevlidir. Tanrı ile insan arasına başka bir aracının girmesi olanaksızdır. Aracı, ancak Tanrı'nın görevlendirdiği kutsal bir kimse olabilir, o da yalnız İsa'dır, insan iyilik yapmakla suçtan kurtulamaz, tek kurtarıcı, suçtan arındırıcı olan Tanrı'nın ihsanıdır. Tanrı'nın sevdiği yüce ve seçkin kişiler vardır. Bunlar, Tanrı ihsanıyla, daha önceden seçilmiş kimselerdir, onların yüceliği Tanrı'ya olan yakınlıklarından kaynaklanır.

Calvin, dinle ilgili düşüncelerini sergilediği Christianae Religionis Institutio adlı yapıtında Hıristiyanlık'ın özüyle, başlangıçtaki arınmış durumuyla ilgili sorunlar üzerinde durmuştur. Ona göre, kişinin Tanrı ihsanını bilme olanağı yoktur. Tanrı'nın bağışlayıcı niteliği insan aklını aşar, gizemlidir. Hıristiyanlık'ın bugünkü gidişini değiştirmesi, içeriğini arındırması, bunu başarabilmek için de ilk kaynaklara dönmesi gerekir. Tanrı, bağışlanmaması gerekenleri de bağışlamıştır, suçtan arındırmıştır. Bunu da, gizemli ihsanıyla yapmıştır, insan bunu bilemez. İnsanın kurtuluşa ulaşması kendi elinde değildir, iyilik etmek, bütün yaşamı süresince Tanrı'ya yakarmak, istenen sonucu vermez. Tanrı, engin iradesiyle, kurtuluşa ulaşacak kişiyi ya seçer ya da önceden belirler, insanın, bu iki tanrısal olanak dışına çıkması elinde değildir. Bu olay bir yazgı sonucudur. İnsan yazgının egemenliği altındadır.


Kilise ve Gerçek

Calvin, ulus yönetiminin, toplum düzeninin, Hıristiyanlık'ın özüne göre kurulması görüşünü savunmuş, bütün yöneticilerin dinin istediği nitelikte kimseler olmaları gereği üzerinde durmuştur. Yönetimle ilgili düşüncelerinin başlıca kaynağı içinde yaşadığı dönemin toplumsal olaylarıdır. Ona göre, kilise tanrısal gerçeklerden uzaklaştığı için bireyleri yanlış yola götürdüğü gibi bireylerle toplum yönetimi arasına bir uçurum sokmuştur. Oysa Hıristiyanlık'ın özü toplumla bireyi bağdaştırıcıdır, birliği sağlayıcıdır. Dinin, kilisenin özel çıkarları yüzünden, kaynağından uzaklaştırılması sonucu özlenen birlik sağlanamamış, toplumla birey arasındaki gerginlikten bunalım doğmuştur. Bu bunalımı gidermek için yapılan “reformlar”da Hıristiyanlık'ın kaynağına değil de kilisenin ereğine yönelik olduğundan, istenen düzeni sağlayamamıştır. Bundan dolayı toplumu bunalımdan kurtarmak için reform yeterli değildir. Sorunun çözümünü dinin kaynağında aramak kaçınılmazdır. Nitekim, Luther'den beri yapılan bütün reformların başarıya ulaşamaması da işe Hıristiyanlık'ın kaynağından başlamayışı sonucudur.

Calvin'in ortaya attığı görüşlerin yeni bir yorumundan kaynaklanan Calvincilik Kutsal Kitap'm dışında bir kaynak tanımaz. Bu inanç kurumuna göre tek egemen varlık olan Tanrı'nın Katoliklik ve Luthercilik'in ileri sürdüğü niteliklerle ilgisi yoktur. Papalık, eline geçirdiği geniş yetkilerle, Hıristiyanlık'ı bir yeryüzü egemenliği ve yönetimi durumuna getirmiş, özünden uzaklaştırmış, birtakım sapkınlıkların doğmasına olanak sağlamıştır. Başlangıçta, Hıristiyanlık'ın ilkeleri açık seçikti. Ancak kiliselerin tutumu, onların Kutsal Kitap'ı kendi çıkarları doğrultusunda yorumlayışları, birçok sapkın tarikatın doğmasına yol açmış, Hıristiyan dünyası bölünmüştür.

Calvin'in düşünceleri, ölümünden sonra, onun izini sürenlerce geliştirildi, oldukça geniş bir alana yayıldı. Ardılları, dinle ilgili görüşlerine bir mezhep niteliği kazandırdı; böylece “Calvincilik” denen inanç kurumu oluştu. Hollanda, İskoçya, Almanya ve Fransa'da, onun görüşlerini benimseyen, yeni kiliseler kuruldu. Özellikle, Theodore Beza, Cenevre'de, Calvin'in öğretisini yeni yorumlarla genişleterek kilisenin denetimi altında bulunan öğretim kurumlarında okutmayı başardı.


Başlıca Eserleri

Christianae Religionis Institutio, 1536, (Hıristiyan Dininin Öğretisi).

kaynak: Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi

A harfi ile başlayan biyografiler
B harfi ile başlayan biyografiler
C harfi ile başlayan biyografiler
D harfi ile başlayan biyografiler
E harfi ile başlayan biyografiler
F harfi ile başlayan biyografiler
G harfi ile başlayan biyografiler
H harfi ile başlayan biyografiler
I harfi ile başlayan biyografiler
J harfi ile başlayan biyografiler
K harfi ile başlayan biyografiler
L harfi ile başlayan biyografiler
M harfi ile başlayan biyografiler
N harfi ile başlayan biyografiler
O harfi ile başlayan biyografiler
P harfi ile başlayan biyografiler
R harfi ile başlayan biyografiler
S harfi ile başlayan biyografiler
T harfi ile başlayan biyografiler
U harfi ile başlayan biyografiler
V harfi ile başlayan biyografiler
Y harfi ile başlayan biyografiler
Z harfi ile başlayan biyografiler
Q harfi ile başlayan biyografiler

Bu güne özel Demli Sözler..