Aytekin Karapaça Hayatı ve Sözleri | DemliSözler.com - Hayatlar ve hayata hoş seda Demli Sözler

Sayfamızda Şair Aytekin Karapaça hakkında bilgiler yer almaktadır. Kısaca Aytekin Karapaça Kimdir? Hayatı ve Sözleri derlenmeye çalışılmıştır. DemliSözler.com, Sözler, Aforizmalar, Bugün doğanlar, Bugün ölenler, Kimler geldi, kimler geçti, Biyografiler, Kısa Hayatlar, Demli sözler, kimin sözü, söz sahibi, sahibinden sözler, demli, sözler, com, demli sözler com

Aytekin Karapaça

Aytekin Karapaça - Aytekin Karapaça Şair
Doğum Tarihi : 4 Nisan 1978
Koç Burcu

Sayfayı Paylaş :

Aytekin Karapaça, Tarçın Kokulu Şiirler Aşk ve İsyan adını verdiği bir şiir kitabıyla okur karşısına çıktı. Onun ilk kitabı bu. Sarissa yayınları arasında Ocak 2021’de çıkan kitapta 66 şiir yer alıyor.Kitapta Aytekin Karapaça’nın kısa bir özgeçmişi var. Kendi ağzından, içine doğduğu toplumsal çevre yansıtılıyor. Aşk ve İsyan’ı eline alan biri bu anlatıyla yetinebilir ama Aytekin Karapaça’nın yetiştiği ortamı daha görünür kılmak için konunun üzerinde sanırım durmak gerekiyor. Karapaça ailesi Kars’ın Göle ilçesinden çıkıp 1971yılında Manisa’ya göç ediyor. Manisa’nın doğu kapısında oluşan gecekondu bölgesine, Nurlupınar Mahallesine tutunurlar. Hisseli bir arsa satın alırlar orada. Kendi emek ve para güçleriyle bir gecekondu kurmayı başarır Karapaaça ailesi. Bu süreçte yıkım kararı alınmış ve bu konuda her türlü işlem tamamlanmış,binden fazla gecekondunun yıkım dosyası Manisa Belediyesinde bekliyordu. Bekleyen ve giderek çoğalan o dosyalar ya Seka’ya gönderilmiş ya da çöpe atılmıştır sanırım.

Aytekin Karapaça Manisa’da 4 Nisan 1978’de o gecekonduda gözlerini dünyaya açıyor, yedi çocuklu ailenin altıncı çocuğu olarak… Baba inşaat işçisidir. Çocuklarda çalışmak zorundadır. Aytekin Karapaça, Nurlupınar Mahallesine en yakın konumda olan Şehitler Mahallesindeki Atatürk İlkokulu’nu bitiriyor. bitirmesine de, küçük boyacı sandığı omuzundan hiç düşmüyor. Akşamları kahvelerin önünde ayakkabı boyuyor. Simit sattığı da oluyor. Eve birkaç kuruşla dönmenin ve adam yerine konmanın sevincini yaşıyor. Naz yapıyor annesine arada bir. Böyle sürüyor çocukluk yılları. Manisa’da gecekondular varoşlaşma sürecine girerken Aytekin Karapaça da gençlik yıllarını yaşıyor; askerliğini yapıyor, evleniyor. On bir yıl süren evliliğinden iki çocuk dünyaya geliyor.

Kenardaki Nurlupınar ile şehrin içindeki mahallelerin farklı oluşunu görüyor. Evler, sokaklar, parklar, caddeler, dükkanlar, çarşılar ilgisini çekiyor. Şehirdekilerin konuşma ve davranışlarının, Doğu illerinden gelenlerinkine benzemediğini kavrıyor. En çarpıcı olanın yoksulluk ve varsıllık olduğunu çıplak gözle görüp öğrenir. Bu süreçte kentsel yaşamın çeşitli katmanlarının bulunduğunu da öğrenecektir. Kendi mahallesindeki bir hemşeri derneğinde dokuz yıl yöneticilik yaptığı sıralarda toplumcu anlayışa doğru evrilir. Bütün bunlar yaşadığı gerçeklik içinde vardır. Gelelim, Tarçın Kokulu Şiirler’in yazılıp ortaya çıkışına. Hemen belirteyim, Aytekin Karapaça’nın bu kitaptakilerden önce yazılıp yayınlanmış bir tek şiiri bile bulunmuyordu. İzmir ve Manisa’da düzenlenen şiir dinletilerinden birkaçını ilgiyle izledi. Kimi şairlerin şiir okumalarını çok beğendi; şiire kanı karıştı. Manisa Niobe Sanat Evi onun için bir okul oldu.

Aytekin Karapaça, 42 yaşında şiirin kapısını çaldı; ilk gelen şiiri ise “ Tarçın Kokusu Saçlarında” oldu. Bu şiirini kitabında adı geçen kişilerle paylaştı; aşık olduğunu da söyledi:

“Şiir ol geceye yansın şehir / Güzel kadın(…)
Şöminenin ateşini söndür / Kenar mahallenin
Loş ışığında kahkahalarla gel bana (…)
Bir daha aşık olalım (…)
Sen sus / Ben şiir olayım” ( s. 5)

Bu şiirden sonra art arda şiirler yazdı Aytekin Karapaça. Şiir üzerine kimi sorular soruyordu ama en çok da kendi şiirleri için yorum yapılmasını istiyordu. Yanılmıyorsam, altı ay kadar bir sürede kitapta yer alan şiirleriyazdı. Hatta ikinci şiir kitabının şiirlerini bile yazdı diyebilirim. “ Bir şiir yazdı hayatı değişti,” demek yanılgı olur. Çünkü “Şiir benim için yeni bir hayat sürecidir. Yaşadıkça şiirle besleneceğim,”diyor. Aytekin Karapaça’nın şiirleri özde türkülere dayanıyor. Türkü tutkusu olmasaydı, sanırım şiiri de olmazdı. Ancak şiirlerini türkü formunda kurmuyor, serbest koşuk olarak yazıya döküyor. Şiir yazmaya koyulduğu günlerde bağlama çalmayı öğrendiğini yeri gelmişkensöyleyeyim. Arabesk müziğin seslerini de alır, aşk temalı şiirlerinde bunu sezinletir.

Tarçın Kokulu Şiirler Aşk ve İsyan’da yaşanmışlıklar, durumlar, ilişkiler örgüsü bağlamında yansıtılır. Kendi akışını buluyor şiirler. Yalın bir biçimde, eğilip bükülmeden bir bütünlük içinde. Aşk ve İsyan temaları iç içe giriyor. Bu durum bir bakıma şiirlere renk katıyor denebilir. Şiirlerin üzerine en çok ölüm, sevgili, aşk, ihanet, nefret, hüzün, acı, tanrı, melek, şeytan, kadeh, panzer, korku, isyan, devrim…sözcüklerinin döküldüğü görülüyor. Yinelenen bu sözcüklere başka sözcükler katılarak kimi kez imgesel değerlere ulaşılıyor. Kendi yaşantısından kesitler verir, çocukluğuna döner : “ Tanrının sustuğu gece” şiiri bunlardan biridir: “ Çocukken yitip giden sevinçlerim / Topaç oyunlarında kalan hüzünlerim (…) Yoksulluğa sarıldığım gecede / Tanrıya isyan ettiğim (…) Susmuş alçak şehir(…) Titreyen gaz lambası gölgesinde / İnce bir çocuk sesinde isyan “ ( s.62 ) “ Sessiz Çığlık “ şiirinde “Oysa bizler / Mavileri olmayan semtin /Türküleri hüzünle biten çocuklarıyız “ der ( s.28 ) “Merhaba Çocukluğum” da “ Omuzumda boya sandığım / Zulamda sigaram (…) Ben hiç br/>
Kaynak: EDEBİYAT

A
B
C
D
E
F
G
H
I
J
K
L
M
N
O
P
R
S
T
U
V
Y
Z
Q

Yorumlar / Değerlendirmeler Görüntüleme : 62

Yorum yok! Bu içeriğe ilk yorumu siz bırakın..


Bu güne özel Demli Sözler..